STK'lardan Esed rejiminin kimyasal silah saldırılarına tepki

 Sakarya, Karabük ve Bartın'daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle AK Parti Bartın Milletvekili Tunç, Esed rejiminin kimyasal silah saldırılarını kınadı.

Sakarya İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Başkanı Sebahattin Aydın, yaptığı açıklamada, Suriye’de zalim Esed rejimi ve destekçilerinin katliam ve saldırılarına bugün de yenilerinin eklediğini belirtti.

Bu sabah İdlib'de düzenlenen kimyasal silah saldırısında çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 100'den fazla sivil öldüğünü ve 500 sivilin yaralandığını aktaran Aydın, "Ardından yaralıların tedavi edildiği Rahma hastanesi ve yine yaralılara müdahale eden sivil savunma merkezlerine 5 defa saldırıda bulunulmuştur. Yine İdlib'de Maret Numan bölgesinde hastane vurulmuş, tedavi gören onlarca sivil yaralanmış, hastane kullanılamaz hale getirilmiştir. Şam'da kuşatma altında bulunan Doğu Guta Kabun Mahallesinde çok sayıda hava saldırısı olmuş, Duma'da ise engelli sağlık merkezi vurulmuş, Hama'da birçok noktaya aynı anda hava saldırıları düzenlenmiş, İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından desteklenen ekmek fırını dahi vurulmuştur." dedi.

Aydın, bu görüntülerin ilk olmadığını, dünya devletlerinin şu anki tutumlarına bakıldığında son da olmayacağını vurguladı.

Dünya devletlerinin oynadığı barış tiyatrosunun kurbanının maalesef yine Suriyeli masum siviller, kadınlar çocuklar olduğunu belirten Aydın, şöyle devam etti:

"Halep işgalinden sonra Batı adeta tüm Suriye muhalefetini terör örgütü olarak kabul ederken, PYD/PKK gibi terör örgütlerini ise özgürlük savaşçısı ve terörle mücadelede müttefik olarak kabul etmekte ve karadan havaya füzeler dahil olmak üzere her türlü ağır silahla donatılmaktadır. Türkiye'nin DEAŞ ve PYD/PKK terör örgütlerine karşı mücadelesinde ise ABD-Rus ittifakı ve onlara eklemlenen mezhepçi çetelerin, Türkiye'ye karşı ittifak oluşturduklarını görmekteyiz. Cenevre'de başlayan güya Barış Görüşmeleri müzakereci devletler ve yetkililerin tatil yapmalarından başka bir işe yaramamıştır."

Astana Barış görüşmelerinde de Türkiye ve Türkiye kamuoyunun oyalanmaya çalışıldığı, "iç gündemin yoğunluğundan" ise medyada Suriye'de yaşanan katliamlara yer verilmediğine şahit olduklarını vurgulayan Aydın, "Türkiye'nin tüm iyi niyetli çabalarına, barış görüşmelerinin yürümesi için gösterdiği samimi ve yoğun çalışmalara rağmen, Suriye'de barış için bir yol alınamamaktadır. Dünya devletleri bu gayretli barış çalışmalarını adeta sabote etmektedir." ifadesini kullandı.

- "Zulüm katlanarak devam ediyor"

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği Derneği Başkanı Ali Akıllı da acımasız ve kanlı bir şekilde yaşanan Suriye savaşında mazlumların her geçen gün biraz daha mağdur olduğunu söyledi.

Kadın, çocuk, yaşlı demeden yapılan zulümlerin katlanarak devam ettiğini vurgulayan Akıllı, "Bugün Suriye'de gerçekleştirilen insanlık dışı saldırıyı yine insanlık adına en büyük utanç olarak görüyorum. Her ortamda ve fırsatta hümanizm, barış ve benzeri değerleri dilinden düşürmeyen ancak mağdur ve mazlum ülkelere karşı deve kuşu kılığına bürünen sözüm ona çağdaş, gelişmiş, batı devletleri artık akan bu kana ortak olmaktan geri durmalıdırlar." diye konuştu.

Akıllı, her zaman olduğu gibi bugün de yarın da mazlumların yanında olacaklarını belirterek, "Katil Esed ve avanesi elbet tarihin kara sayfaları arasında yerini alacak ve sonsuza kadar lanetlenecektir." dedi.

Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı Murat Mengen de devlet terörüyle dünyanın gözü önünde her gün bombalarla kimyasal gazlarla katledilen Suriye halkına karşı duyarsız kalan bütün devletleri ve uluslararası örgütleri kınadıklarını kaydetti.

Bu saldırıyı lanetlediklerine vurgu yapan Mengen, şöyle devam etti:

"Babasının ve Hama katliamını bizzat yöneten amcası Rıfat Esed'in izinde olan eli kanlı Beşşar Esed'in, mazlum Suriye halkına ve masum çocuklara karşı ölüm kusmasını lanetliyoruz. Kimyasal silah bizim kırmızı çizgimizdir. Çizgisiz ve ilkesiz ABD başta olmak üzere, her türlü katliama sessiz kalan bütün devletleri ve Suriye'de devlet terörüne yardım eden İran'ı kınıyoruz."

- "Bu saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyoruz"

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Tuncay Özcan da Suriye'deki klor gazlı saldırıları kınadı.

Özcan, yaptığı açıklamada, Esed rejiminin masum sivil halkı hedef aldığını, saldırılar sonunda yüzlerce kişinin öldüğünü hatırlattı.

Bu saldırıların bir an önce durması gerektiğini belirten Özcan, şunları söyledi:

"Dünyanın göz önünde bir soykırım yapılıyor. Kimyasal silahlar kullanılıyor. Hem de silahsız masum halka yönelik. Bu saldırıları şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıların bir an önce durdurulması gerekiyor."

AK Parti Karabük İl Başkanı Timurçin Saylar ise İdlib'de düzenlenen ve çok sayıda sivilin öldüğü klor gazlı saldırıları şiddetle kınadıklarını ifade etti.

Türkiye'nin ve hükümetlerinin her zaman Suriyeli sivillere sahip çıktığını anlatan Saylar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu saldırılar karşısında masum insanlar ölüyor. Bu yapılanlar Beşşar Esed'in yanına kalmayacaktır. Ülke olarak her zaman akraba bağlarımızın bulunduğu bu masun insanların yanındayız. Saldırılarda hayatını kaybeden sivillere Allah'tan rahmet diliyoruz."

- "Bu bir katliamdır"

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da AA muhabirine yaptığı açıklamada, Esed'in yıllardır kendi haklına zulmettiğini, Suriye halkının bu zulümden kaçarak Türkiye'ye geldiğini kaydederek, şunları dile getirdi:

"Bu zulümden dolayı yaklaşık 3 milyon Suriyeli Türkiye'ye sığındı ve dünyanın değişik yerlerine gitmek zorunda kaldı. Esed büyük bir insanlık suçu işliyor. Son olarak kimyasal silah kullanması da insanlık suçunun en önemli göstergesidir, bu bir katliamdır. İnsanlık dışı bir olaydır. Dünyanın bu tabloya seyirci kalmaması lazım, tepki göstermesi lazım. İnsan hakları kuruluşlarının, uluslararası kuruluşların ve Birleşmiş Milletlerin ayağa kalkıp bu insanlık suçuna dur demesi gerekir."
5 yıl önce
Yorumlar
[İlk yorum yapan siz olun]